Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Siyonist rejimin medya organları, işgal altındaki topraklarda giderek derinleşen ekonomik krizi artık açıkça itiraf etmek zorunda kalıyor. İbrani basınında yer alan haberlere göre, son dört ayda inşaat sektöründe faaliyet gösteren 270’ten fazla müteahhit, işgücü açlığı, faiz oranlarındaki fahiş artış ve yükselen inşaat maliyetleri nedeniyle iflas etti. Yüzlerce şirket de aynı nedenlerle iflasın eşiğinde. Bu durum, emperyalist destekle ayakta tutulmaya çalışılan bir yapının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Tarihsel olarak, İsrail ekonomisinin savaş ve işgal dönemlerinde yaşadığı darboğazlar, 1973 Yom Kippur Savaşı sonrası yaşanan resesyondan 2000’li yıllardaki İkinci İntifada dönemine kadar benzer tablolar sergilemişti. Ancak şimdiki kriz, daha öncekilerden farklı olarak, işgal ordusunun caydırıcılık kaybıyla da iç içe geçmiş durumda.
Siyasi ve askeri çöküş: Haaretz’den Netanyahu’ya ağır eleştiri
İbrani gazetesi Haaretz’in manşete taşıdığı bir analizde, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun “zafer vaatlerinin” ABD’nin net bir şekilde geri çekilmesiyle sonuçsuz kaldığı vurgulanıyor. Gazeteye göre Tel Aviv, Lübnan Hizbullah’ı karşısında âdeta çaresiz bir görünüm sergiliyor. ABD’nin bölgedeki stratejik önceliklerini değiştirmesi ve doğrudan askeri angajmandan kaçınması, İsrail’in kuzey cephesindeki zaaflarını perçinlemiş durumda. Karşıt görüşteki bazı İsrailli yorumcular, bunun “geçici bir sıkıntı” olduğunu iddia etse de, sahadan gelen haberler bambaşka bir gerçekliği yansıtıyor.
Kuzeyde isyan: “Komutanlar bizi Hizbullah’a karşı yapayalnız bıraktı”
İşgal altındaki Filistin topraklarının kuzeyinde, özellikle Kiryat Şmona yerleşiminde yaşayanlar ve yerel yetkililer, artık seslerini yükseltmekten çekinmiyor. İsrail ordusunun ve Netanyahu kabinesinin performansına tepki gösteren yerleşimciler, Siyonist komutanları açıkça suçluyor: Kuzey cephesindeki askeri liderlerin, kendi güçlerini Hizbullah karşısında yalnız bıraktığını iddia ediyorlar. Daha önce de 2006 Lübnan Savaşı sırasında benzer bir “terk edilmişlik” hissinin kuzey yerleşimlerinde yaygınlaştığı biliniyor. O dönemde de Hizbullah’ın füze saldırıları karşısında İsrail ordusunun karşı koymakta zorlandığı ve sivil halkın günlerce sığınaklarda yaşamak zorunda kaldığı tarihsel bir gerçektir. Bugün yaşananlar, emperyalist güçlerin “yenilmez” olarak pazarladığı bir ordunun çaresizliğinin tekrarından ibarettir.
yorumunuz